Neden?

Hayat yükünün bir tanımı yok. Herkesin hayatında gerçekten çok ciddi problemler var ve herkesin kaldırdığı yükün şekli farklı olsa da önemli olan o yükün kişiler üzerinde bıraktığı etki. Yüklerden arınmak, affedici olmak, iyi olmak için kendini yenilemek şart. Kendimizi yenileyip bir sonraki sabaha daha umutlu kalkabilirsek bizi hiçbir şey üzemez. Affedici olmak, ilk etapta kendini yenileyip öz mutluluğu yaşamaktan geçiyor. Ve onu temin edebilmekten. İnsanın özündeki mutluluğu yakalayabilmesi için de kendisini kabullenip, neyi neden yaptığı hususundaki soru işaretlerinden arınması gerekiyor.

Her birimiz başka amaçlar uğruna çalışıp, zamanımızı harcıyoruz. Hedeflerimizin farklılığı ve onlara ulaşmak için geçtiğimiz yollar bir yana, esas olarak “neden o hedefleri seçtik?”, “neden o yolları tercih ediyoruz?” sorularının önemli olduğunu düşünüyorum.

Çevremiz ve çevremizle kurduğumuz ilişkiler, belli zamanlar ve mekanların çerçevesi içinde şekillenir. Yani deneyimlerimiz en temel unsurdur. Geçmişle gelecek arasındaki bağın kurulması ise ancak bu deneyimlerin aktarımı ile mümkün. İnsan kimi zaman deneyimleri birer artı olarak korumuş, kimi zaman da geleceğe ulaşmalarına engel olacak setler olarak yollarına örmüştür. Anlatmak istediğim de şu ki hedeflerimiz ve hedeflerimiz doğrultusunda seçmiş olduğumuz yollar, bizim deneyimlerimiz sonucu ortaya çıkan gerçekliklerdir. Sormamız gereken 3 soru var aslında:

 

1) Hedefimiz, hayalimiz nedir?

En temel hedefimiz aklımıza ilk gelen, en büyük hayalimiz ise kalbimizi en çok heyecanlandırandır.

 

2) Neden bu hedefi koyduk?

Hedefimizin görünen, daha basit bir nedeni var. Bu nedenler genellikle, etrafımızda bulunan insanlar tarafından da rahatlıkla gözlenebilir unsurlar.

 

3) Bu hedefe ulaşmayı neden istiyoruz?  

İşte tam bu nokta, bizi biz yapan en temel unsur. İnsanın bu soruya gerçek anlamda cevap verebilmesi o kadar zor bir durum ki; bunu yapabilen insan, kendisini her koşulda kabul etmiş ve içindeki gerçekliği kendisine ispat etmiş demektir.

Belirttiğim gibi insanlar tecrübelerini bazen birer artı olarak görüp, onlardan yararlanır. Bazen de geleceği görmelerini engelleyecek duvarlar gibi önlerine örer. Bundan kurtulmak için de aşılması gereken yol, yukarıda belirttiğim 3 temel soruya dürüst bir şekilde cevap verip o cevapları özümsemekten geçer. Peki bu cevaplar ve içsel aydınlanma bize neler katar?

 

-Artık anlamsız hırslarımızdan arınıp, gerçekten bizim için anlamlı olan hedefleri ve o hedefler doğrultusunda geçmemiz gereken yolları buluruz ve bu yolları hiçbir etki altında kalmadan aşmak için adımlar atabiliriz.

-Artık temel kazançları maddi beklentilerden çıkarıp, elimizdekilerin kıymetini ve önemini daha iyi benimseyip, en başta kendimize daha dürüst oluruz.

Kendimizle bütün oluruz ve bence en önemli nokta da bu.

Başkalarını yenenin güçlü, kendini yenenin ise kahraman olduğunu söylerler. Eğer ki biz kahraman olursak, hayatımızdaki temel noktalar ve o noktalarda yaşadığımız sorunların üstesinden gelmenin, hepimiz için çok kolaylaşacağına inancım sonsuz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s